Holywood Versiyon:1 - Orijinal Versiyon: 120909761

Bir şey sorayım. İnsanlar neden içgüdülerine güvenmezler? Bir şeylerin yanlış gittiğini, birinin hemen arkalarında yürüdüğünü hissederler. Ters bir şeyler olduğunu biliyordun. Ama eve geri döndün. Seni zorladım mı? Zorla mı içeri soktum? Tek yaptığım sana bir içki teklif etmekti. Aşağılanma korkusunun acı çekme korkusundan güçlü olmadığını sanırsın. Ama aslında güçlüdür. Her zaman isteyerek gelirler. Burada otururlar. Aynı senin de bildiğin gibi sonlarının geldiğini bilirler. Ama yine de hala kurtulmak için şansları olduğunu düşünürler. Belki doğru bir şey söylersem… Belki nazik davranırsam… Veya ağlayıp yalvarırsam… Onların yüzlerindeki umudun solup gittiğini görürken şimdi senin yüzünde de olduğu gibi…
Holywood yapımlarını izlemeye genelde ana avrat düz giderek başlasam da, David Fincher yeaaani diye besmeleyle başladığım Girl with the Dragon Tattoo a.k.a Näm Näm Näm Mäeströl Hünke ya gerçekten güzel olmuş, ya da ben gevşeyen gönül yaylarımla ılıman islamcı ve ılıman sinefil oldum. Öyle ya da böyle Holywood Takımı Orijinaller Takımı’na karşı Survivor adasındaki ilk sayısını almış bulundu. Arayı kapatması tabii ki hala çok güç.
Görsel açıdan şölen, olay örgüsü ve senaryo açısından evlere şenlik filmlerde etkileyici replikler; efendime söyliyeyim 3 hafta aklımdan çıkmayacak cümleler ve/veya düşünmekten aklımı kaçırmama neden olacak derlinlik ve büyüklükte çıkışlar olmayınca film sırasında moral ve asabım çok bozuluyor.
Bu sefer de, tüm film boyunca yukarıdaki screencap’te çipura gibi sallanan İngiliz aksanlı Stockholm’lü gazetecimiz a.k.a James Bond’dan mesleğine hürmeten ya da en olmadı 7 ceddi soylu yaşlı Christopher Plummer’dan yaşına hürmeten bir bilgelik bir şeyler bekledim ama beni kırmayıp etkileyici 3-5 kelam eden yine sapık katil oldu.
Ben de tam bir Türk sinema izleyicisi olarak sahne boyunca Mikael’den bir Bond’luk yapıp tuzaktan kurtulmasını bekledim. Bekledim. Ve bekledim.

Lisbeth: May I kill him?
Salak nasıl sevindi.
P.S: Eşsiz muhteşemlikteki opening titles’ını topraamız Onur Şentürk’ün yaptığını öğrendiğimden beri hasetimden çatladım, toparlanmam uzun sürebilir.